İstanbul'dan atılan bir mektup Adapazarı'na 20 günde gelir mi?

PTT’nin son yıllarda yapmış olduğu atılımlarla gerek posta gönderileri gerekse kargo ve birçok hizmet çeşitliliğinde başarılı çalışmalara imza attığını görüyoruz.

İstanbul'dan atılan  bir mektup Adapazarı'na  20 günde gelir mi?

Ancak öyle durumlarla karşılaşıyoruz ki bu durumlar PTT’ye olan güvenin sarsılmasına neden olabiliyor. Özellikle mektup gönderimi sadece PTT’ye has bir hizmet.
Normalde kargo şirketleri mektup olarak gönderi teslim almıyor ama buda değişik yollarla veya özel kurye şirketleri ile yapıla biliyor. Önceki gün gazeteye bir tebrik Ramazan Bayramı Tebriki gelmiş. İstanbul’dan gönderilen bu tebrik zarfının üzerinde 05.08.2013 tarihli PTT mührü var. Bu tebrik ise 26.08.2013 itibari ile elimize ulaşmış. Yani 20 günde bu tebrik kartının bulunduğu zarf anca elimize geçmiş.
İletişimin son derece hızlı ve kaliteli olduğu bu devirde bir mektubun veya zarf içindeki tebrikin 20 günde birbirine 2 saat mesafedeki bir şehre gelmesi gerçekten düşündürücü. Binlerce gönderiyi dağıtan ve hızlı bir şekilde yerine ulaştırmaya çalışan PTT’nin bildiğim kadarı ile şehirlerarası mektup ulaştırma standardı 3 gündür. Nasıl oluyor da bu mektup 20 günde geliyor?

Sapanca Halk Plajı
rezil bir hale gelmiş

Sapanca’ya hafta sonu şehir dışından gelen bir misafirini alarak ailecek giden bayan okurumuz halk plajında gördüğü manzara karşısında şaşkına dönmüş. Okurumuz, Serinlemek ve güzel bir gün geçirmek için gittikleri plajda soyunma kabinlerin hepsinin kilitli olduğunu ve tuvaletlerinde kapalı olduğunu belirtti. Pazar günü plajın en yoğun günü olmasına rağmen etrafın pet şişe, poşet ve çöpten geçilmediğini dile getiren okurumuz, plaja gelenlerin üzerlerini bin bir zorlukla araçlarında değiştirdiklerin ve tuvaletlerin kilitli olması nedeniyle çoluk çocuğun sıkıntılı anlar yaşamış ve etraf tabiri caiz ise iyice perişan olmuş.
Okurumuzun yanındaki misafiri “Burası ne biçim, ne pis bir yermiş” diyerek sitemde bulunmuş. Yani misafirini alıp ailesiyle güzel bir gün geçirmek isteyen okurumuz Sapanca gibi harika bir yerde yaşanan bu manzara karşısında çok üzülmüş. Sapanca Halk Plajı’ndan her zaman şikayet geliyordu ama bu kadar rezaletini de duymamıştım. Sapanca bırakın Türkiye’yi dünyanın en güzel yerleri sıralamasında yer alacak bir yer.
Ancak daha ufacık bir plajı güzel bir şekilde işletip insanlara hizmet sağlayacak anlayış anlaşılıyor ki orada yok! Yazık, hem de çok yazık. Turizm kökenli bir gazeteci olarak bu konu beni son derece üzüyor. Biz elimizdekinin kıymetini bilip insanımıza sunamazken Sakarya’da hangi turizm kalkınmasından bahsedeceğiz? Sapanca Belediyesi hiç bir şey yapamıyorsa oraya birkaç tane çöp bidonu koysunda millet çöpünü etrafa sağa sola atmak zorunda kalmasın…

Kuzuluk’ta motor sesinden durulmuyor!
Akyazı’nın Kuzuluk Beldesi İhlas Kaplıca Tesisleri ile binlerce kişiyi ağırlayan bir turizm alanı. Ancak anlaşılan o ki bu güzide tesisler ve oraya gelen misafirlere değer azalmış. Beldede tatil yapan okurlarımızdan öyle bir şikayet geldi ki hayretler içinde kaldım. Şikayetten öte bu duruma göz yumulması beni hayrete düşürdü. Belde gençleri arasında otomobil ve mobiletlerde abartı egzoz moda olmuş.
Özellikle mobiletlerin çıkardığı sesler dayanılmaz boyutlara ulaşmış. Ancak jandarmanın kontrolündeki beldede bu rahatsız edici duruma hiçbir müdahale olmuyormuş. Hatta okurlarımızın aktardığına göre jandarma ekibinin yanından geçen mobiletli gençler durup birde jandarma ile sohbet ediyormuş. “Nedir bu ses, milleti niye rahatsız ediyorsunuz, kaskınız, ruhsatınız nerde?” diye soran yokmuş! İhlas tesislerindeki misafirler bu durumdan son derece rahatsız olmuş. Umarım bu ikazımızın ardından gürültü yaratarak bir şey yaptıklarını zannedenlere gerekli yaptırımlar uygulanır…
 

Güncelleme Tarihi: 00 0000, 00:00
banner3
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER