Vur Abalıya… Vur 65 yaşın üstündekilere…

9 Haziran 2020 günü 65 yaş üstüne uygulanan sokağa çıkma yasağını eleştiren “Bu Yazıyı Yazmazsam Çatlayacaktım…” başlıklı bir yazı yayımlamıştım… İlginçtir 10 Haziran günü de 65 yaş üstüne uygulanan sokağa çıkma yasağının kaldırıldığı açıklandı…

Aradan geçen iki ayı aşkın sürede korona ile ilgili mücadelede toplum olarak iyi bir sınav veremedik… Sanki aylarca o sıkıntılı günleri, stresi yaşayanlar biz değildik… Düğünlerimiz, asker yolcu etmemelerimiz, ibadetlerimiz, taziyelerimiz, komşu ziyaretlerimiz, dolmuş ve otobüs yolculuklarımız korona öncesinden farksız bir hale dönüştü… Ne tedbir, ne özen, ne maske, ne mesafe, ne de temizlik…

Bunun sonucu olarak salgın yine artmaya başladı… Bazı şehirlerden çok kötü haberler gelmeye başladı… Ve bunun sonucunda yeni tedbirler, yeni yasaklar…

Yeni tedbirler, yeni yasaklar dedikse, genel, toplumu koruyucu, sonuç alıcı yasaklar değil… Bir atasözümüz var ya; “Ayının kırk türküsü var, kırkı da ahlat üstüne…”  Bizim yöneticilerimizin aklına da yasak deyince, tedbir deyince 65 yaş üstündeki yurttaşlara uygulanabilecek sınırlamalar geliyor… Valiliklerin aldığı kararlara bakıyorsunuz, hepsi birbirinin kopyası… Geçenlerde bir valiliğin Covid 19 ile ilgili il Hıfzıssıhha Kurulu kararını okudum. Kararı oluşturan 9 maddenin tamamı da 65 yaş üzerine konan yasaklarla ilgili.   65 yaş üzerindekiler pazara gidemez.  65 yaş üzerindekiler ….saatleri arasında sokağa çıkamaz. 65 yaş üzerindekiler avm’ye gidemez. 65 yaş üzerindekiler seyahat edemez. 65 yaş üzerindekiler düğüne, sünnete katılamazlar. 65 yaş üzerindekiler asker uğurlamaya gidemez… 65 yaş üzerindekiler…..

Sanki ortalıkta kontrolsüz bir şekilde dolaşıp hastalığı taşıyanlar, maskesi gezenler, yakın temasta sınır tanımayanlar 65 yaşın üzerindekiler…

Ne kolay, ne risksiz tedbirler değil mi?

Kim maske takmayanları kontrol edecek, kim iş yerlerinin kurallara uyup uymadığını denetleyecek, kim asker uğurlamanın yapıldığı otogarlarda daimi ekipler bulunduracak, kim ibadetlerde mesafeye ve maskeye uyulup uyulamadığına göz atacak, kim otellerde-eğlence mekanlarda- plajlarda denetim yaparak “turizmi baltalıyor” suçlamasına muhatap olacak,  kim ceza keserek düşman edinecek… Getir 65 yaş üstüne yasağı, iş yapmış gözük… Onlar da dolaşmasın ayakaltında, zaten ekonomiye de bir katkıları yok… Bir de esnafa işyerlerini kontrole geleceğini önceden haber verip, kameralar eşliğinde göstermelik kontrol yaptın mı hem iş yapmış olursun, hem de show… Ne güzel…

Zaten 65 yaş üstünde olanların ekonomiye bir katkıda bulundukları da yok… Çalıştığını belgeleyen 65 yaş üzeri yurttaşları bu yasaktan muaf tuttunuz mu ekonomi en ufak bir darbe almaz… Sağlık neymiş, önemli olan ekonomi darbe almasın… 65 yaşının üzerindekilerin psikolojileri bozuluyormuş, kendilerini dışlanmış, işe yaramaz varlıklar hissediyorlarmış ne gam?

65 yaş üzerinde olup yasaklardan muaf olanlar yalnız işyeri sahipleri ve çalışanlar değil… Her kademeden siyasetçi de yasaklardan muaf… 65 yaşı dolduran kamu görevlisi yaş haddinden emekli olurken, tamamen bir kamu görevi olan siyaset için herhangi bir yaş sınırlaması yok…

Oysa hukukun temel ilkelerinden birisi “genellik ilkesi”dir. Bu ilkeye göre, kuralların genel nitelikte olması, herkes için objektif sonuçlar yaratması ve aynı durumda bulunan kişilere ayırım gözetilmeksizin uygulanabilir olması gerekir. İstisnalar ve ayrıcalıklar, hukukun genellik ilkesini zedeler.  65 yaş üzerine uygulanan bu yasakta ilk günden itibaren hukukun genellik ilkesine uyulmadı. Yalnız 66 yaşındaki Cumhurbaşkanımıza, 71 yaşındaki Sayın Bahçeli ve Kılıçdaroğlu’na,  78 yaşındaki Perinçek’e, 79 yaşındaki Karamolaoğlu’na değil, milletvekilinden, partilerin ilçe yönetim kurulu üyelerine varıncaya kadar siyasilere bu yasak uygulanmadı… 65 yaşın üzerindeki siyasiler, topluma örnek olmaları gerektiğini unutup sokağa da çıktılar şehirlerarası yolculuk da yaptılar… Çoğu zaman sosyal mesafeyi de gözetmediler…

Oysa devletin Covid 19 ile mücadele kapsamında, 65 yaşındakilere yeni yeni yasaklar koymak yerine yapabileceği o kadar iş vardı ki…

Öncelikle insanların toplu olarak bulundukları alanlarda sağlıklı bir kontrol mekanizması uygulanabilirdi… Cezalar kâğıt üzerinde bırakılmaz, tatbik edilebilirdi… Önemli koruyucu özelliği olan zatürreye ve grip aşılarının temininde sorunlar yaşanmasına fırsat verilmezdi… Geçen süreç içerisinde okullara gerekli sayıda yeni derslikler ilave edilebilirdi… Yoğun kalabalıkların buluşmasına neden olan ortamların yaratılmasına fırsat verilmezdi… Büyük kentlerde mesai saatlerinin başlangıç ve bitişleri geniş zaman aralıklarına yayılarak toplu taşımadaki kalabalıkların oluşmasına fırsat verilmezdi… Spor karşılaşmaları bu kadar erken başlatılmazdı… Olayın vahametini daha iyi anlatan kamu spotları hazırlanırdı…

Keza medya da üzerine düşeni yapmadı… Her şey normale dönmüş gibi yayın yaptı… Televizyonlarda yeni diziler yeni programlar başladı, hepsi salgından sonra çekilen programlar. İlginçtir hiçbirinde ne maske var, ne mesafeye dikkat… Hatta koronalı dönemde yaşadığımıza dair tek bir ima…

Bireysel olarak da görevimizi yapmadık. Maske takmadık. Taksak bile takmayan dostlarımızı uyarmadık. Mesafeye uymadık. Uysak bile uymayan dostlarımızı uyarmadık. Temizliğe dikkat etmedik. Dikkat etsek bile dikkat etmeyen dostları uyarmadık… Sanki eşten, dostta, yakın arkadaştan hastalık geçmez gibi davrandık…

Kimse görevini yapmayacak, herkes istediği gibi yaşayacak ve sanki bu salgının tek sorumlusu 65 yaşın üzerindekiler, çözümü de onlara yasak uygulamak, onları toplumdan tecrit etmek gibi bir anlayışla yeni yeni yasaklar hayata geçirilecek…

Eğer gerçekten her türlü tedbir alınsaydı, kontrol ve ceza mekanizmaları sağlıklı olarak çalıştırılsaydı, insanların toplu alanlarda mesafeye uymaksızın bulunması engelleseydi, uygulanan yasakların gerekçeleri dosdoğru anlatılsaydı, zaten büyük çoğunluğu kurallara titizlikle uyan 65 yaş üzerindekilerin, alınacak hiçbir tedbire itirazları olmazdı…

İnanın yaşadığımız süreç en fazla 65 yaş üzerindekileri olumsuz etkiledi… Uzun süre ikinci sınıf vatandaş olarak görüldüğü hissiyle yaşamanıza, aylarca kimseyle konuşamamanın, sevgiye, ilgiye en fazla ihtiyacınız olduğu dönemde sevgiden ilgiden mahrum olmanın burukluğunu ekleyin sonuçta psikolojileri bozulmuş, sinirli kavgaya hazır ve saldırgan bir yaşlı kuşak… Herhangi bir psikolojik danışmanlık da sunmadığınız bu kuşağa yeni yeni yasaklar uygulamanın sonucunu düşünebiliyor musunuz?

Yazık ediyorsunuz beyler, yalnızca onlara değil, kendinize de topluma da...

Özetle, 65 yaş üzerindekileri evde hapis tutarak, onlara yeni yeni cezalar uygulayarak, onların fizik ve ruh sağlıklarını yıpratarak salgın ile mücadele edemezsiniz…

Sahi, bu kadar yasak uyguladığınız devletin üvey evlatlarına hep yasak mı uygulayacaksınız? Onların ihtiyaçlarını gözetmeyecek misiniz?

Madem en riskli grup, onları periyodik olarak PCR testine tabi tutacak mısınız?

Zamanında zatürreye ve grip aşılarını yaptırmalarına yardımcı olacak mısınız?

Ve onlara psikolojik danışmanlık sunabilecek misiniz?

Çünkü çıldırmalarına az kaldı…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Necdet ilhan
Necdet ilhan - 4 hafta Önce

Şimdiye kadar okuduğum en anlamlı, en gerçekçi ve de en objektif bir yazı. Fazlı'ciğim eline, emeğin e kalemine sağlık.

Atanur Yılmaz
Atanur Yılmaz - 4 hafta Önce

Fazlı Bey
Yüreğinize kaleminize sağlık...

Selahattin Coşkun
Selahattin Coşkun - 4 hafta Önce

Başkanım ağzınıza yüreğine kalemine sağlık gerçekden çok güzel ifade etmişsiniz şimdiye kadar neyi doğru yaptıkları korona tedbirlerini doğru yapsınlar.65 yaş ve üstüde bunlara oy verir desteklerse zaten gak ediyoruz bizde bu uydurma kandırma aldatma uygulamaları.

Sabri özkan
Sabri özkan - 4 hafta Önce

Taktir edilecek bir yazı katılıyorum kutluyorum

NECDET
NECDET - 4 hafta Önce

Çıldırmak elde değil, psikolojinin bozuldu.

Musa can
Musa can - 4 hafta Önce

Malesef tum koronanın cefasını 65 yas grubu çekiyor Başkanım belki 65 yas ve üstünü korumak için ama hırsizında bir kabahatinin olduğunu unutmamak gerekmektedir

M.İhsan Uzun
M.İhsan Uzun - 4 hafta Önce

Yasak var iken kaçamak bile zevkli idi.Şimdi sokağa çıkmak bile içimden gelmiyor.Sinir küpü oldum,çıktım.Sonumuz kritik.

Zehra Şenel Rodoplu
Zehra Şenel Rodoplu - 4 hafta Önce

Kaleminize sağlık ..