Yalan söyleyin mutlaka inanan çıkacaktır

Yalan söyleyin mutlaka inanan çıkacaktır. Olmazsa yalana devam edin. Bir şeyi ne kadar uzun süre tekrarlarsanız, insanlar ona o kadar fazla inanırlar. Bir insana yalan olsa bile bir söylemi sürekli tekrarlarsanız, o söylemin nereden geldiğini unutur ve kendi fikri gibi benimser ve savunur. Söylediğiniz yalan ne kadar büyük olursa o kadar etkili olur ve insanların o yalana inanması da o kadar kolaylaşır. Halkı her zaman ateşleyin, asla soğumasına ve düşünmesine izin vermeyi.  Halk büyük yalanlara, küçük yalanlara göre daha çabuk inanır. Hatalı olduğunuzu ya da yanlış yaptığınızı asla kabul etmeyin. Asla rakibinizin üstün bir yanı olduğunu kabul etmeyin. Asla kendinizden başka birine hareket alanı bırakmayın. Asla kabahat ve suçu üstlenmeyin. Sadece bir rakibinize odaklanın ve kötü giden her şeyin suçunu onun üzerine yıkın. Yargı, devlet hayatının efendisi değil, devlet politikasının hizmetkarı olmalıdır. Bana vicdansız bir medya verin, size bilinçsiz bir halk sunayım. Her zaman etrafınızda bir yalaka ordusu bulundurun. Prestij ve karizma sahibi lider, propaganda işini çok kolaylaştırır. İlk sözü kim ne kadar güçlü ve bağırarak söylerse, o kazanır.” diyen  Dr. Paul Joseph Goebbels Adolf Hitlerin en yakın arkadaşı, halkı aydınlatma ve propaganda bakanı.

Ekonomi kötü giderken yapılacak en büyük yanlış ekonomi iyi gidiyor demektir. En kötüsü de ekonomiyi yönetenler de gerçekten işlerin yolunda olduğunu zannederler.

Türkiye'nin toplam imalat sanayi ihracatı içinde ileri teknolojili ürün payı yüzde ikibuçuk dolayında bu rakam çok düşük. Bu durum, Rusya'da yüzde onbir, İsrail'de yüzde onüç, İsveç’te yüzde onbeş, İngiltere yüzde yirmibir dolayında. Türkiye inşaata dayalı kalkınma hamlesine önem veriyor.  2020 yılında turizmden elli milyar dolar civarında bir gelir bekliyorduk maalesef bu şimdi sıfıra indi. IMF Nisan ayında yayınladığı raporunda Türkiye'nin büyüme oranını yüzde üç olarak öngörmüştü. Pandemiden sonra bu büyümeyi yüzde beş küçülmeye çevirdi. Bu zararı tüm piyasalar yaşayacak aynı zamanda işsizlik yüzde onyedi onsekiz seviyesinde olacak.Türkiye'de bir yandan ekonomi küçülüyor biryandan işsizlik artıyor. Tam bir slumpflasyon. Bu çöküşten herkes zara görüyor  Dörtyüzelli milyar dolar dış borcun  ikiyüz milyar dolardan fazlası özel sektörün. Şirketler bu krize kötü bir dönemde yakalandılar. Dolar üstenden borçlu olan şirketler sıkıntı yaşayacak. Elbette ki birçok şirket iflas noktasına gelecek. Türkiye'nin gerekli döviz ihtiyacını uluslararası piyasadan bulması lazım. Türkiye'nin dış piyasalardaki ana sorunu ekonomi yönetimine güvenin kalmaması. Bu güvensizlik sıcak para gelmesini de engelliyor.. Bu dönemlerde maliyeti en düşük döviz bulma yolu IMF'dir. Türkiye'de IMF katkısı bulunan bir ülke. Türkiye'nin IMF'den çok düşük faizlerle 9-10 milyar dolar kredi çekme imkanı var. Bu hükümetin siyasal bir tercihi tabii ki, bunu bize zaman gösterecek

AKP iktidarı , aslında içine düştüğü ekonomik bataktan çıkmak için çoktan koşardı IMF kapısına.

Ancak IMF ile anlaşma yapıldığı an fon yönetimi Türkiye’deki kamu harcamalarını disiplin altına alacak.

Bu durumda iktidarın, çoğu kamuoyu bilgisinden kaçırılan tüm harcamaları, hem denetim altına girerek açıklanacak hem de bunların çoğuna izin verilmeyecek.

IMF’nin “Şunların hesabını verin bakalım” diyeceği hangi konular var dersek

Suriyelilere harcanan kırk milyar dolar, Libya’ya giden paraları, Örtülü ödenekten harcan paraları, AKP iktidarı döneminde, yoksulluk artırıldığı gibi buna ayrılan paralar da büyük miktarlara ulaştı. Çoğunun kaynağı belirsiz yoksula yardım paraları, Yap-İşlet-Devret formülü ile yol, köprü, havaalanı yapan müteahhitlere yolcu ve araç geçiş garantisinin de verilerek harcanan paralar, dünyada görülmemiş biçimde yaptırdığı devasa hastanelere akıl almaz şekilde ödenen kiralar ve ayrıca hasta garantisi verilen şehir hastanelerine harcanan paralar, Türkiye henüz kendi ihtiyaçlarını karşılayamadan dünyanın 50 ülkesine tıbbi yardım göndermesi…

Eğer IMF’ye geçit verilirse ekonomi dışı tüm uygulamalar, ülke kaynaklarının israfı, lüzumsuz milyarlarca liralık harcamalar ortaya çıkacak, iktidar öncelikle kendi oy depolarına yönelik yaptıklarını yapamaz hale geleceği için en iyi çözüm İngiliz tefecilerinde altı yedi puanlarla borç almak, siyasi bakıldığı zaman IMF bizim borç para verdiğimiz bir fon.

YORUM EKLE