"Yanılıyor Olabileceğini Kabul Etme" Erdemi

  Bu yıl 26. kez düzenlenen Liberal Düşünce Kongresi'nin açılış konuşmasını yapan LDT Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Tanel Demirel, konuşmasında "Liberaller, Türkiye'de yanılıyor olabileceğini kabul eden tek kesimdirç" dedi.

                Bu sözü duyduğumdan beri üzerine düşünmekteyim. Zira günümüzde, her kesimden insan mutlak doğruları ile hayatını devam ettiriyor. Her kişi her konuda hakikate sahip olduğu düşüncesinde ve bu mutlak bir yanılmazlık yansımasıyla sürüp gidiyor.

                Bunu gündelik hayatımızda gözlemlemek mümkün. Karşılaştığımız her insanın spordan siyasete, ekonomiden mutluluğa ve aşka dair kesin ve katı fikirleri var. Doğruya sahip olma düşüncesinin getirdiği kibir duygusu da cabası.

                Peki gerçekten de, mutlak doğru diye bir şey var mı?

                Bu soru üzerine yıllarca kafa yormak mümkün. Her soruda olduğu gibi cevap, baktığınız pencereye ve gözlemlediğiniz zamana dilimine göre değişkenlik gösterebilir. Örneğin, şu anda insanların mutlak olarak doğru kabul ettiği bir bilgiyi, dar bir zaman aralığı içerisinde gözlemlerseniz, mutlak doğruya sahip olduğunuzu düşünebilirsiniz.

                Fakat daha uzun bir zaman diliminden dünyaya bakarsanız, Galileo zamanında "Dünya'nın düz olduğu" görüşünün bir mutlak doğru olarak kabul edildiğini de göreceksiniz. Muhtemelen o çağlarda yaşıyor olsaydık kısıtlı ve kıt bilgi birikimimiz ve toplumda kabul edilen hakim görüş çerçevesinde birçoğumuz Dünya'nın düz olduğunu düşünecek, buna inanacak hatta bunun mutlak doğru olduğunu varsayacaktık.

                Tarihi okumalar yapıldığında daha net bir şekilde görülebilmektedir ki ilk insandan bu yana mutlak doğru kabul edilen birçok şeye artık sadece gülünüp geçiliyor. Bu da bize, uzun vadede mutlak doğruya ve mutlak bilgiye ne kadar sahip olabilme şansımız olduğu ile ilgili bir fikir veriyor.

                Elbette, insanlar doğru bildiklerinin yanlış olduğunu düşünmeliler demek hem akla hem insan doğasına aykırı bir durum olur. Lakin, insanların doğru bildiklerinin yanlış olabileceğinin farkına varması insanlık için oldukça mühim.

                John Stuart Mill'in dediği gibi, "Mutlak doğru ya da mutlak yanlış yoktur. Doğru sanılan şeylerin içerisinde yanlışlar, yanlış sayılan şeylerin içerisinde doğrular bulmak pekala mümkündür." Bu sebeple, ne yanlış varsayılan şeyleri tamamen susturmak ya da yoksaymak, ne de doğru kabul edilen şeylere mutlak bir inançla bağlanmak akıllı bir davranış değil.

                Liberal düşünceye ve felsefeye ilgi duymamın en temel özelliklerinden birisi de bu: "esneklik" Liberal düşünce, diğer ideoloji ve fikir akımları gibi katı ve değişmez değil. Tam tersine esnek ve değişime açık. Doğru varsayılan bilgiler ancak yanlış oldukları kanıtlanana kadar doğru. Ona da her zaman bir şerh düşme hakkını insanlara vererek.

                Hepimiz insanız ve bence yanılıyor olabileceğini kabul etmek en erdemli insan davranışlarından birisi. Bu perspektiften bakılırsa da liberalizm, en erdemli fikir demeti.

YORUM EKLE

banner7

banner6