Fındık işçilerinin zorlu mesaisi

Gazetemizin Kocaali Temsilcisi aynı zamanda fındık üreticisi olan Sadettin Vurgun, ekmek parası kazanmak için kilometrelerce uzaktan gelen fındık işçileriyle mesai yaptı.

Fındık işçilerinin zorlu mesaisi

1 gününü Şırnak Silopi’den gelen fındık işçileri ile geçiren Vurgun, onların yaşam koşulları, çalışma ortamları, yaşadıkları sıkıntılar ve mutluluklarını paylaştı.
Kocaali Temsilcimiz Sadettin Vurgun fındık işçileri ile mesai yaptı
77 TL kazanmamak için 12 saat çalışıyorlar

77 TL İÇİN 12 SAAT ÇALIŞIYORLAR
Günlük 77 TL kazanmak için sabah saat 06.00’da uyanan işçiler, 12 saatlik zorlu mesailerine başlamak için saat 07.00’de yollara düşerken, en çok yürek burkan ise işçiler arasında iş bulamamış üniversite mezunlarının olması oldu.


SABAHIN İLK IŞIKLARI İLE
Bin 500 km yol kat edip Şırnak’tan gelen 18 kişilik gurubun aşçısı Emine kahvaltı hazırlığı yapmak için 05.30 da kalkmalı ki 07.00 de bahçeye gitmek üzere çıkış yapacak işçinin kahvaltısı hazır olsun. Emine’nin görevi sadece bununla bitmiyor tabi, kahvaltının peşinden öğle yemeğini de hazır etmeli ki, bir saatlik öğle yemeği molasında dinlenmeye de zaman bulsunlar.


ALLAH NE VERDİYSE
Doğalgaz tüp mutfak gibi imkanların olmadığı konaklama alanlarında en azından eski de olsa kuzinede çay ve yemek hazırlamaktan biraz şikayetçi 36 yaşında beş çocuk annesi aşçı Emine.. 
Ancak, ucunda ekmek parası var, şartlar ne olursa olsun katlanmak zorunda çocukları için. Sabah 05.30’da kalkıp ekibin kahvaltısını hazırlayan Emine, öğle yemeği hazırlığına başlarken, işçilerde o arada kahvaltılarını yapıyor. Öğle molasına kadar 6 saatlik zorlu bir mesai saati için sağlam bir kahvaltı şart diyor işçiler.. Tabi Allah ne verdiyse onu yiyerek. 


UYKUDAN ESER KALMIYOR
Saat 07:00 ‘yi gösterdiğinde 1974 model emektar traktöre biniyoruz hep birlikte. Stabilize yollardan 20-25 dakika süren yolculuktan sonra bahçeye ulaşırken, araca binerken ki uykulu gözlerden eser kalmıyor hiçbirinde.
07:30 da henüz yerden çiğ kalkmadan fındık toplayacakları kovaları kapan işçiler, bahçe sahibinin toplanacak bölgeyi çavuşa göstermesinin ardından kovalara dolan fındık sesleri sabahın sessizliğini bozuyor ve 12 saat sürecek mesai başlıyor.


GÜNEŞİN YAKICI SICAKLIĞI
Abdullah’ın beline sıkıştırdığı telefondan çalan her telden müzikle saat 10:00 da 10 dakika dinlenme molasına kadar işçilere keyifli çalışma ortamı sağlıyor. 10 dakika dinlenen işçiler, saat 13.00’de ki öğle yemeğine kadar hadi bi gayret deyip, yerlerinden kalkıyorlar. Sabahın o serinliği gitmiş, güneş yakıcı yüzünü iyice göstermiş oluyor bu saatlerde. Fındık dallarının arasında börtü böcekten korunmak içinde sıkı giyinmek gerekiyor. Fındık toplarken ki en büyük sıkıntı da bu olsa gerek. Çünkü kapalı kıyafetler 30 derece sıcağın altında iki kat daha bunaltıyor fındık işçilerini.


BURAM BURAM ÇAYIN KOKUSU
Alın teri dökülerek, zor kazanılan bir para o 77 TL. Saat 13.00’ü gösterirken, çavuşun düdüğü duyuluyor. ‘Bu öğle yemeği molası’ demek. Saban 07.00’de başlayan yorucu bir çalışmanın ardından Emine’nin yaptığı yemeği hep birlikte büyük bir iştahla yiyoruz. Yemek yenilirken çalı, çırpı ile yakılan ateşin üzerinde kaynayan çayın kokusu geliyor burnumuza buram buram. İşçilerin yanlarında getirdikleri kaçak çayla yapılan çayı yudumlarken, bütün yorgunluğumuz gidiyor. Lezzeti damakta saatlerce kalan kaçak çayımızı yudumlarken, hemen yanı başımdaki  Ramazan’a ‘haliniz nicedir?’ diye sordum.  Anlattıkları karşısında ise üzüldüm durumlarına..


“MAĞDURİYET YAŞADIK” 
Şırnak’tan buraya geliş-dönüş sadece yol masrafının 500 TL olduğunu söyleyen Ramazan,  “77 TL kazanmak için burada 12 saat çalışıyoruz. Bizi buraya getirirken iş bulma sözü veren dayı başlarının aldığı %10 komisyonda bunun içinde. 15 gün iş olmadı ve cepten harcadık. Beraberimizde getirdiğimiz erzaklar tükendi ve büyük mağduriyet yaşadık. Bugün kazandığımız bu para harcadıklarımızı bile karşılamayacak. Onca yol, emek ve bunun yanında çektiğimiz sıkıntı boşa gitmiş oldu” diyor. 


“BOĞAZIM DÜĞÜM DÜĞÜM”
3 kardeşiyle gelen Kafkas Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu olduğunu söyleyen Bahar, Dicle Üniversitesi mezunu Niyazi, Fırat Üniversitesi Beden Eğitimi Öğretmenliği mezunu Yusuf ‘un da ortak sıkıntıları  “Üniversite mezunuyken neden kendi işimizi yapamıyoruz da buradayız?” oluyor. 20 gündür Karasu’da olduklarını ancak 6 gündür fındık topladıklarını söyleyen gençler, en fazla 15 gün daha iş olabileceğini belirterek; “20  günde 1.500 TL kazanmış olacağız. Bunun 500 lirası yol parası zaten. Bir ay buradayız, yaptığımız harcamalar derken el elde, baş başta. Yaşadığımız onca sıkıntıda cabası” derlerken, onlardan çok ben üzülüyorum. İçlerinde 500 tam puan alıp Fen Lisesi kazanan çocuklar bile var. Yemekte yediklerim adeta boğazıma diziliyor anlatılanlar karşısında, zaman zaman yutkunmakta zorlanıyorum.


PAYDOS DÜDÜĞÜ
Çavuşun düdüğü ile yeniden iş başı yapılıyor. Bir dahaki dinlenme molası olan saat 17.00’ye kadar zorlu bir 4 saat işçileri bekliyor. Herkes kalkıp kaldığı yerden devam etmek üzere sıralarına geçiyorlar. Şarkılar, türküler fındık dalları arasından yükselirken, geride fındık bırakanların çavuş tarafından ikaz edilmeleri, kovası dolanların ‘çuval’ diye bağırmaları derken, beden artık yorgunluktan ağırlaşmaya başlıyor. İkinci molanın ardından hadi son bir gayret deyip,  giriliyor fındık bahçesine, taki çavuşun en mutlu eden düdüğünü çalana kadar. Saat 19.00’u gösterdiğinde ‘Paydos’ düdüğü çalıyor. 


HAK ETMENİN MUTLULUĞU
Dönüş için hazırlanıp römorka binmek iki dakika bile sürmüyor ve traktör hareket edince hepsi çok mutlu görünüyor. Yorgun bedenlerinin üzerinde yüzlerdeki tebessüm, hak ederek puantajlarına birer yevmiye daha eklenmesin mutluluğu belki de..
“BANA MÜSAADE”
Kaldıkları yere döndüklerinde yemekleri hazır. Bir taraftan da duş alacakları su kuzinenin üzerindeki  tenekelerde ısınıyor. Yemeğin ardından yorgunluk çaylarımızı yudumlarken sohbetimize devam ediyoruz. Her birinin ayrı bir hayat hikayesi var. Kimi zaman güldüren, kimi zaman hüzünlendiren.. Derken saat 22.00 sularında gözler kapanmaya başlıyor. “Bana müsaade” deyip, yanlarından ayrılırken, fındık işçileri de ertesi gün başlayacak yorucu yeni bir güne kendilerini hazırlamak için yataklarına gidiyor.
 Sadettin Vurgun

Sakarya Yenihaber

Güncelleme Tarihi: 28 Ağustos 2019, 23:52
YORUM EKLE
YORUMLAR
Bedriye Öznur Tanyıldız
Bedriye Öznur Tanyıldız - 2 hafta Önce

Umarım daha iyi sartlar sağlanır ve hak ettikleri ücretler ve imkanlar ile çalışabilirler

Yücel Erim
Yücel Erim - 2 hafta Önce

Allah'ın on pulunu bekleye dursun on kul ,bir kişiye tam dokuz ,dokuz kişiye bir pul !
Çok anlamlı ve emekcilerin dertlerini yansitan bir çalışma olmuş,böyle bir konuyu gündeme getirip başarılı bir şekilde ifade eden herkesi yürekten tebrik ederim.

bahar turkeri
bahar turkeri - 2 hafta Önce

Çalışan kesimin mağduriyetlerini gündeme taşımak ve seslerinin duyulmasını sağlamak çok faydalı olmuş. haberi yapan ve emeği geçen arkadaşları tebrik ederim. boyle faydali çalışmaların devamının olmasını isteriz

Bedriye Öznur Tanyıldız
Bedriye Öznur Tanyıldız - 2 hafta Önce

Umarım daha iyi sartlar sağlanır ve hak ettikleri ücretler ve imkanlar ile çalışabilirler

Yılmaz özen
Yılmaz özen - 2 hafta Önce

Tebrikler
emek verilmiş doğal bir çalışma olmuş

Bülent
Bülent - 2 hafta Önce

Tebrikler, başarılı bir haber olmuş...

Eylül Eylem
Eylül Eylem - 2 hafta Önce

Canım kaçak çay çekti

Kemal Kaya
Kemal Kaya - 5 gün Önce

Para kazanmamak için gelmişler


SIRADAKİ HABER