Pandemi sonrası ilişkiler yeni döneme girecek

SAÜ öğretim üyesi Çiğdem Çalapkulu, koronavirüs salgını sonrası insan ilişkilerinde yaşanan değişimi yorumladı

Pandemi sonrası ilişkiler yeni döneme girecek

Koronavirüs salgını hayatımızın her alanı gibi sosyal ve bireysel ilişkilerimizi de büyük ölçüde etkiledi. Bu süreci değerlendiren Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Dr. Öğr. Üyesi Çiğdem Çalapkulu, “Pandemi sonrasında ilişkilerde yeni bir döneme girilecektir” şeklinde konuştu.
SAĞLIKLI İLETİŞİM
Kovid-19 salgını pek çok insanın hayata bakışını, beklentilerini ve ilişkilerini etkilediğini söyleyen Çalapkulu, “Pandemiyle birlikte hayatımızın her dakikasının ne kadar değerli olduğunu ve bunu harcayacak tek bir saniyemiz bile olmadığını fark ettik. Evde tek başına geçirilen o kadar zaman, bize bu hayatın paylaşıldıkça güzel olduğunu gösterdi. Hayatı paylaşmanın ana aracı olan iletişim de bu noktada daha da önem kazandı. İlişiklerde daha huzurlu ve mutlu olabilmek için etkili iletişim teknikleri kullanılarak nasıl sağlıklı iletişim geliştirilebilir bunların çözüm yolları araştırılabilir” ifadelerini kullandı.
‘OLUMLU ETKİLER’
Gelen kısıtlamalar ve artan vakalar nedeniyle sosyal ilişkilerimizin yeniden düzenlendiğine dikkat çeken Çalapkulu, “Salgın öncesi yoğun yaşam temposu ile aile ve komşuluk ilişkileri bu kadar yoğun yaşanmazken pandemi sonrası aile ve komşuluk ilişkilerin canlanması yönünde "geleneksel ilişkilerin değer kazanacağı" bir yaşamın benimsenmesi açısından olumlu bir etkisinin olduğunu düşünüyorum. Bununla birlikte yeni normalde minimal yaşamı, tüketimi en aza indirmeyi, hareketi arttırmak, sağlık beslenme ye geçmek ve gereksiz işi azaltmayı amaçlamaktadır. Pandemiden sonra hareket alanı kısıtlı olsa bile bu alandaki kişi içi ve kişilerarası iletişim açısından ilişkilerde kalitenin arttığını düşünüyorum.” diye konuştu.
‘KENDİNİ TANIMAK’
Pandemi de ilişkilerimizi psikolojik anlamda nasıl korumamız gerektiğinden bahseden Çalapkulu, “İnsanın olduğu her yer ve koşulda değişmez kriterler vardır. Bunların en başında kişilerarası ilişkilerde sevgi ve güven gelir. İnsanın olduğu her yerde ister yüz yüze ister dijital iletişimde olsun sevgi ve güven kurularak sağlıklı iletişim geliştirilebilir nedenle kurulan ilişkilerin içeriğinde öncelikle sevgi ve güven içeren mesajlar üretebilmek önemlidir. Bununla birlikte ilişkilerde gösterilen değer ve saygı, empati, etkili dinleme yine ilişkilerde önemini korumaktadır. Hatta pandemi sürecinde bireylerin, ilişkilerde sağlıklı iletişimin öneminin farkına vararak kendilerine gelişme için bir fırsat olarak değerlendirebileceklerini önerebilirim” dedi. Çalapkulu “Özellikle pandeminin ilk sürecinde belirsizlik olması dolayısıyla bireylerde olumlu olmayan psikolojik etkiler geliştiğini söyleyebiliriz. Bu sürede birçok kişi psikolojik destek alma ihtiyacı hisseti. Yeni normalde bireylerde koşullara da uyum sağlayarak kendileri ile kurdukları iletişimde de yeniden düzenlemeye gidildi. İnsanın kendi ile kurduğu iletişimde en önemli unsur kişinin kendini tanıması ve kendine dürüst olmasıdır. Kendini tanıyan kişi doğru kararlar verir, kendisi için doğru tercihlerde bulunur, özgüven ve öz sevgi içerir. Gün içerisinde hem kendisine hem de çevresine mutluluk ve neşe saçar. O nedenle öncelikle kişinin kendini tanıması gereklidir. Zayıf yönleri ve güçlü yönleri tespit ederek zayıf yönlerini güçlendirmelidir.” ifadelerine yer verdi.
‘YENİ BİR DÖNEM’
Pandemi sonrasında ilişkilerin sonrasında yeni bir döneme girileceğini ifade eden Çalapkulu, “Elbette yeni düzene uyum sağlamak ilk zamanlarda kişi içi ve kişilerarası ilişkilerde çatışmalar doğurur. Çatışma süreçlerinde bireyler verdikleri tepkileri izlesinler. İlişkilerinde e bir değişim oluşturmak isterlerse öncelikle kendi verdikleri tepkileri daha sakin ve pozitife yöneltsinler. Görecekler ki bu küçük farkındalık bile çatışmaları pozitife dönüştürecektir. Bir süre daha pandeminin devam edeceğini hepimiz öngörüyoruz sanırım. Pandemi sonrasında ilişkilerde de yeni bir döneme girilecektir. Pandemi öncesi yoğun ilişkiler yerine az am öz sosyal ilişkilere bırakacaktır. Bu sürede en önemli nokta kişilerin kendilerini tanımaları için daha yüksek bir çaba içinde olmaları ve dünya üzerinde olabilecek koşullara uyum sağlayabilecek sosyal ve psikolojik yeterliliğe kendilerini ulaştırabilmelerini önerebilirim. Bunun için en önemli kaynak yine kitaplarımız olacaktır.” dedi.  Merve Kurtulan 

Sakarya Yenihaber

banner3
YORUM EKLE