Yazan İnsanların Kellesi..

Bu gün yani 28 Eylül 2019 Cumartesi günü, saat 14.00’te Güzel Geyve’de bir imza gününde olacağız.

Türk Edebiyatının yaşayan en güçlü kalemlerinden biri olan Reyhan Karagöz Çetin, doğduğu şehir Geyve’de ‘Hayatla Aramda’ adlı kitabını imzalayacak.

Rus yazar Tolstoy’un bir sözü var; ‘Kolay zannedildiği ve çok tenkit edildiği halde dünyanın en zor işi yazmak ve yönetmek- komuta etmektir!’ diye..

Görüldüğü gibi ‘Yazmak!’ kelimesine cümlesinin başında yer vermiştir.

40 yıla yakındır sürekli yazan biri olarak, özür dilemeden söylemeliyim ki bunu en iyi bilenlerden biriyim.

Bir kere, gün içinde doğru dürüst bir şey yazamazsınız.

Bunun için en uygun zaman gecenin geç saatleridir.

Çünkü size sorulacak bir soru, aklınızı bir anda allak bullak eder ki, o ruh hali içinde yazmaya devam etmeniz mümkün olmaz.

Ertesi günkü uykusuzluğa ‘Eyvallah’ diyerek gecenin geç saatlerine kadar ne haliniz varsa görür, sabahleyin de uykusuz gözlerle apar topar işyerinize doğru koştururcasına yola çıkarsınız.

Bizim gibi emekli iseniz, çoluk çocuğun okul işleri, ödenmesi gereken faturalar, yapılması gereken alışverişler, katılmanız gereken düğün- dernek ve diğer programlar gününüzün hemen- hemen tamamını doldurmaya yeter de artar bile.

Siz yazacağınızı yazıp huzur coğrafyalarının zirvelerinde soluklanırken, yazdıklarınızı doğru dürüst kimsenin okumadığını fark eder, kültürden uzak vadilere doğru savrulur gidersiniz.

Yazan bir kişi olarak buna ‘Amenna!’ dersiniz de, yazdıklarınız nedeniyle, bilgisi kıt ve kafası kalın kişiler tarafından DÜŞMAN bellenmenize bir anlam veremezsiniz.

Bizim edebiyat tarihimiz, bilhassa şairlerin ne kadar da eziyet ve işkenceye tabi tutulduklarıyla ilgili örneklerle doludur.                                                                                 Şiiri yasaklayıp şairleri öldürmek bakımından, bizden daha önde bir toplum var mıdır bilmem?

Mesela ‘Nesîmî'nin, hakkında fetva verip Halep'te 1417'de diri diri derisini yüzdük, divan şiirinin önde gelen isimlerinden Nef'î'yi de kemendle boğup cesedini denize attık!’ desem şaşırır mısınız?

Ya Necip Fazıllara, Nazım Hikmetlere yapılanlara ne demeli?

Son zamanlarda kanun ve hukuk iyi ki adam asmayı, deri yüzmeyi ve diri- diri insan gömmeyi yasakladı da şimdi sadece hapsetmekle yetiniyoruz..

Aman ne de ilerlemişiz!

Tenkitten hoşlanmayan, hicivden anlamayan, her şiirden vazcaydım, her mısrada öküz altında buzağı arayan, bulamayınca da şairlerin imza günlerini ve söyleşilerini engellemeyi marifet sayan ne kadar da çok canım abim var bir bilseniz.

Bunların içinden ‘Gönüllü kelle alma ekipleri’ oluşturulsa kaç tanesi gönüllü katılır bilmem?

Şunu bilmek lazımdır ki; o kelle alanların hiçbirinin esamesi bugün okunmuyor, hatırlanmıyor, bilinmiyor. Ama kellesini verenler bu aziz milletin gönlünde ve zihninde bütün ihtişamıyla yaşamaya devam ediyor..

Sevgili Reyhan Karagöz ÇETİN de milletimizin gönlünde hak ettiği koltuğa mutlaka oturacaktır.

Kitaplarını okuyunca bana hak vereceğinizi biliyorum.

NOT-1 Can Yeğenim Hilal EMECAN, Murat ŞAHAN ile 05 Ekim 2019 Cumartesi günü evlenecekler.

NOT- 2 Nevin ve Lütfü Akın çiftinin kızı Kübra ile Cemile ve Cemal Sarıoğlu’nun oğlu Ziya bugün yani 28 Eylül 2019 Cumartesi günü dünya evine giriyorlar.

Kendilerini tebrik ediyor, iki cihan saadetleri diliyorum. (Ö.E.)

YORUM EKLE