Anlamayana davul zurna az

İsmail Müftüoğlu
İsmail Müftüoğlu

“Haramın en zoru başıdır. Sonra kolaylaşır, sonra sıradanlaşır, sonra alışılır, sonra tatlanır, sonra kalbe yerleşir. Sonra da kalp başka bir haramı arar.” (İmam Şafii)

Hükümet, devletin işlerini koordineli olmak üzere yürüten birimdir. Bu görevi ifa ederken, adalete çok önem vermelidir. Zira hiç kimsenin tatmin edilmediği, herkesin güç kullanarak yani zorbalıkla yola getirdiği bir hükümetin yaşaması, payidar olması mümkün değildir.

Her devletin bir hükümetinin bulunması doğaldır. İyi yönetilen bir hükümet, insanları mutlu kılar. Uzakta bulunanları da yanına çeker. Hemen belirtelim ki hükümetin kötüsü, elbette yaşayamaz.

Hükümetlerin başarısı, ehliyet sahiplerinin gayretiyle sağlanır. Yani hükümetin icraatlarında mutlaka siyaset göz ardı edilmeli, erdemli olanlar da onlara teşekkür etmelidir. Bilinmeyen, muhtevası da olmayan kişilerden bir hükümet kurulursa, böyle bir hükümetten başarı elbette beklenemez.

Hükümete dâhil olanlar, eğer emirber görevini deruhte ederse adaleti sağlayamaz, dili lal olursa da başarı beklenemez. Bir milletin gerçek evladı, hükümeti kendisine değil, kendisini hükümetin emrine adayan, ahlak ve iman sahibi insanlardır. Çünkü insan hükümetin ve devletin hizmetkârı olunca kıymeti harbiyesi olur. Ayrıca hükümet olanlar, mali konularda töhmetten ve haram yemekten uzak durmalıdır. Zira hükümeti oluşturanlar, bu hususa dikkat etmemeleri halinde; Tevfik Fikret’in Han-ı Yağma şiirinde belirttiği gibi;

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,

Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Denilmesine sebebiyet verir. Buna meydan verilmemeli, tam aksi hükümet mensupları dürüst insanlar olarak anılmalıdır. Yani; “Ya devlet başa / Ya kuzgun leşe…” Demokratik ülkelerde bu nevi aksaklıkların çok az görüldüğünü ama geri kalmış ülkelerde bu halin ziyade olduğunu okuyor ve görüyoruz.

Hükümet edenler, devletin ve milletin hizmetkârı olarak çalışmalıdır. Şunu unutmamak gerekir ki halkın beğenmesi veya beğenmemesi, hükümet veya devlet adamlarının yüzünden olur. Onun için lükse özenmemeli, lüzumsuz masraflara girmemeli ve faydasız yatırımlar yapmak suretiyle hükümetin yıkılmasına sebebiyet vermemelidir.

Hükümet mensupları mutlaka tatlı dilli olmalı, sert dil kullanmamalıdır. Çünkü dil, insanın bir nevi aynasıdır. Onun için Hz. Ali der ki; “Dil bedenin denge organıdır. Dil doğru olursa, diğer organlar da doğru olur” ve keza “Dilinizi daima iyi kullanın. O sizi mutluluğa götürdüğü gibi felaketlere de götürebilir.”

Bu beyanlara göre, hükümet edenler dillerini kavga için değil, barış ortamını sağlamak için kullanmalı, düşünmeden konuşmaktan, hele hele yalan, entrika ve riyadan dilini uzak tutmalıdır. “Balın yoksa ağzında tatlı dilin de mi yok?”

Zira “Tatlı dil güler yüzdür insanları süsleyen / Kusuru görmemektir dostlukları besleyen.”(Sefa Koyuncu) Ülkemiz siyaseti maalesef bundan son derece mahrumdur. Yine İmam Şafii der ki; “İnsan kalbi bir sandıktır, dudakları onun kilidi, dil ise onun anahtarıdır. İnsana düşen bu anahtarı iyi muhafaza etmektir.” Çünkü insan dilinin altında gizlidir, dil konuştukça insanın şahsiyetini ortaya çıkarır.

Bu tatlı dil ise, en çok hükümet edenlere düşer. Onların dili sertleştikçe tabanda kırılmalar olur, ötekileştirme başlar. Arkadan da kaos oluşur, çatışmalar artar. Ayrılıklar baş gösterir. Milletin beklentisi, hükümetlerin lisan-ı münasiple hareket etmesi, siyaset dilini düzeltmesi, herkese eşit mesafede durmasıdır. Zira politik dil, insanımızı ziyadesiyle yormaktadır.      

İktidar olanlarla, muhalefet edenler dil disiplini içinde olursa, paylaşılamayacak hiçbir şey kalmaz. Ama gel, bunu bizim siyasilere anlat.

Sonuç olarak Hz. Ali beyan buyurur ki; “Lisanını küfre alıştırma, tatlı dilli ol, yoksa önüne gelene havlayan köpeklere dönersin. Halkı zorla kendinden nefret ettirirsin.”

Derler ki; “Eyle perhiz sakın dilden; Her hata dilden çıkar.” (Kul Nesimi) Yine denir ki; “Bülbülün çektiği, kendi dili belasıdır.” Ne diyelim, anlamayana davul zurna az gelir.

Rahman ve Rahim,

Kadir ve Muktedir,

Gaffar ve Settar olan Allah’a emanet olunuz.                                         

Selam doğru yola uyanlara olsun. (Taha/47). Adapazarı – 26.04.2021

- Sakarya Yenihaber Gazetesi, İsmail Müftüoğlu tarafından kaleme alındı
https://www.sakaryayenihaber.com/makale/7025482/ismail-muftuoglu/anlamayana-davul-zurna-az