Ben kimim?

Ömer Alikılıç
Ömer Alikılıç

                Biliyorum, son zamanlarda, kendimi çok fazla yazdım. Farkındayım, kendimi yazdığım her bir yazı, hemen hemen aynı lezzette oluyor. Kabul ediyorum, son dönemde artan bu tarz yazılar, siz okuyucuları da sıkmaya başladı. Fakat sağa sola bakıp, insanlığa, gündelik yaşama, ülke gündemine ve siyasete göz atıp, en sonunda yine kendime U dönüşü yapıyorum.

Bu U dönüşünü, ne sebep yaptığımı bilmiyor olsam da, ne kadar yazarsam yazayım, yüreğimi, bir türlü boşaltamıyorum. Sahi ben kimim? Melek mi, yoksa şeytan mı? Huzur veren beyaz mı, yüreğe sıkıntı veren kara mı? Kimim ben? Allah’tan gelen her şeye, ‘’eyvallah’’ diyen sabır taşı mı, hayatın dertli tarafı zülfüyare dokununca, asiye dönen isyankar adam mı? Sigaradan çıkan masum bir duman mı, insanı öldüren, zehirli bir tütün mü?

Evet, zaman zaman ve hatta çoğu zaman düğüm olup, kendimi çözemiyorum. İstek, hayal çok içimde. Yaş otuz üç sonuçta. Gezmek, tozmak, sohbet edip, gülüp eğlenmek, benim de hakkım ve bütün bunları yapmak, aklı ve yüreği engelsiz biri olarak, elbette benim de hoşuma gidiyor. Zevk almayı bir kenara bırakın, evden çıkmak, arada sırada farklı bir şeyler yaşamak, asla ama asla lüks bir olay değil, nefes alan her bir insanın, ekmek gibi, su gibi, tuvalet gibi en doğal ihtiyacı. Lakin ben, ihtiyaçlarımı görüyor iken, birileri bedenen çok yoruluyor. Ve o birileri bedenen yoruluyor iken, ben ruhen dibe çöküyorum.

Sebebini, uzun yıllar boyunca çözemiyor olsam da, ayağıma kot giymek, beni son derece mutlu ediyor. Ancak o kotu bana giydirmek bile, birileri için zulüm oluyor. Ee o zulmü gördüğüm vakit ise, bende ne huzur kalıyor, nede mutluluk. Evet, ben de biliyorum, her bir çilenin sonunda ödül olduğunu. Ben de kabul ediyorum, zahmet olmadan rahmet olmadığını. E pek tabi, dünya hayatının bir imtihan olduğuna, ben de iman ediyorum.

Hayatın bir imtihan olduğunu söylemek, yazmak, basit iş. Lakin teoriden çıkıp, pratiğe geçince, bütün kayış kopuyor bende. Belki çok fazla takıntılı olduğum için, belki otuz üç yıl boyunca aciz ve her an birine muhtaç olduğum için ya da belki de, tam olarak yüce Allah’a teslim olamadığım için, hayat dolu, şükür dolu cümlelerime ihanet ediyorum.

Bu yüzden, zaman zaman düşünmemeyi düşünüyorum. Evet evet, önümüzdeki günlerde, böyle bir şeyi denemek istiyorum ve deneyeceğim de. Mesela bedenim kasılıyor mu? Varsın dibine kasılsın, kafama takmayacağım. Yemek zor mu yiyorum? Onu da takmayacağım. Tuvaletimi yapamadığım zaman, gülüp geçeceğim. Daha önce, defalarca denedim ama olmadı. Büyük ihtimal yine olmayacak. Fakat önümüzdeki bir kaç gün, kendimi hem akıp zamana, hem de Allah’a bırakıyorum.

Kim bilir bu sürecin sonunda, belki farklı bir Ömer çıkar karşıma.

- Sakarya Yenihaber Gazetesi, Ömer Alikılıç tarafından kaleme alındı
https://www.sakaryayenihaber.com/makale/7589635/omer-alikilic/ben-kimim