Yemin ve şeref

GATA Başhekim Yardımcısı Ali Edizer’in, doktorlukla da, memuriyetle de bağdaştırılması mümkün olmayan videolarını izleyince; 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunun 6. Maddesinde belirtilen, devlet memurlarının yemin metni geldi aklıma…

Çocukluğumda, her lafın başında “vallahi” diyen dayıma, anneannem “oğlum yalan yere yemin etmek, hatta doğru da olsa gereksiz yere yemin etmek günahtır.” derdi… Yeminin ne kadar önemli olduğunu daha 3-4 yaşında bir çocukken öğrenmiştim… Okuma yazmayı söktüğümde Ömer Seyfettin’in “Ant” isimli hikâyesi ilk okuduğum hikâyelerden birisi olmuştu… O hikâyenin kahramanı Mıstık’ın kan kardeşliği andına sadık kalmak, kan kardeşini korumak için ölümü göze aldığını ve sonuçta hayatını kaybettiğini okuyunca, yemin gözümde daha fazla bir önem kazandı… O günden sonra da mecbur kalmadıkça yemin etmedim ve bir konuda yemin ettimse yeminin içeriğine kesinlikle uydum…

TDK Sözlüğünde Yemin “Tanrı'yı veya kutsal bilinen bir kişiyi, bir şeyi tanık göstererek bir olayı doğrulama” olarak tanımlanmaktadır.

Farklı kültürlerde, farklı inançlarda, zamanlarda‚ değişik yemin tarzları uygulansa da amaç aynıdır. Her yeminde; herhangi bir şeyi yapacağına, yapmayacağına veya koruyacağına dair, Tanrı, herhangi bir kutsal değer adına andiçme,  bu yemine uymadığı takdirde kutsal bilinen herhangi bir varlığın lanetine uğramayı kabul etme veya kutsal bilinen bir şeyi tanık göstererek sözünde duracağını taahhüt etmek söz konusudur…

Kuran-ı Kerim’de 70’den fazla ayette  “yemin” kelimesi geçmektedir. Allah çoğu kez yeminle tasdik etmektedir. Mesela; İnşikak Suresi, 16. ayet: “Yoo, şafak-vaktine yemin ederim”, Hakka Suresi, 38. ayet: “Hayır; gördüklerinize yemin ederim”, Vakıa Suresi, 75. ayet: “Hayır, yıldızların yer (mevki)lerine yemin ederim vb…” Pek çok ayette de yemine sadık kalmanın önemi vurgulanır; Al-i İmran Suresi, 77. ayet: “Allah'ın ahdini ve yeminlerini az bir değere karşılık satanlar... İşte onlar; onlar için ahirette hiçbir pay yoktur, kıyamet gününde Allah onlarla konuşmaz, onları gözetmez ve onları arındırmaz. Ve onlar için acı bir azap vardır.” Mücadele Suresi, 16. ayet: “Onlar, yeminlerini bir siper edindiler, böylece Allah'ın yolundan alıkoydular. Artık onlar için alçaltıcı bir azap vardır.” Kalem Suresi, 10. ayet: “Şunların hiçbirine itaat etme: Yemin edip duran, aşağılık…” İslam âlimleri yalan yere yeminin büyük günahlardan olduğunda hem fikirdirler…

Günümüzde halk arasında karşılıklı antlaşmalarda ve topluma söz vermek amacıyla yapılan törensel yeminler yanında; ‘ekmek çarpsın’, ‘annemin ölüsünü öpeyim’,  ‘Allah belamı versin’, ‘iki gözüm önüme aksın’ gibi törensel yönü olmayan‚ sadece sözünün doğruluğunu ispat etmek amacıyla yapılan yeminler de vardır.

Ayrıca yemin hukuken de önemlidir. Hukuk davalarında yemin delil olarak kabul edilir. Kamu hukukuna göre de yemin etmeden bazı görevlere başlanmaz.  Anayasamıza göre, milletvekili seçilenlerin ve cumhurbaşkanının göreve başlamadan önce TBMM Genel Kurulunda andiçmeleri zorunludur... Keza 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunun 6. maddesine göre “Asli Devlet Memuru” olarak atananlar, atanmalarını izleyen tarihten itibaren en geç bir ay içerisinde yemin etmek ve yemin belgesini imzalamak zorundadırlar.

Devlet Memurları Kanunun 6. Maddesinde de yer alan yemin metni şöyle: “Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına, Atatürk İnkılap ve İlkelerine, Anayasada ifadesi bulunan Türk Milliyetçiliğine sadakatle bağlı kalacağıma; Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını milletin hizmetinde olarak tarafsız ve eşitlik ilkelerine bağlı kalarak uygulayacağıma; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyip, koruyup bunları geliştirmek için çalışacağıma; insan haklarına ve Anayasanın temel ilkelerine dayanan milli, demokratik, laik, bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilerek, bunları davranış halinde göstereceğime namusum ve şerefim üzerine yemin ederim.”

Ali Edizer’in sosyal medyada yaptığı paylaşımlarla, ettiği yemindeki  “Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına”, “Atatürk İnkılap ve İlkelerine” sadakatle bağlı kalacağı sözünde durmamıştır. Keza “Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyeceği” sözüne de uymamıştır. Aslında baştan sona yemin metnini çiğnemiştir… Yani namusu ve şerefini tanık göstererek verdiği sözü tutmamıştır… Namus ve şeref…  Bazıları bu kavramlar için canını verirken, bazıları önemsemez, çiğner geçer…

Yalnız Ali Edizer mi? Devlet memurları yemin metnini çiğneyen o kadar çok memur var ki?

Mesela: FETÖ’nün emrine girerek Türkiye Cumhuriyetine ihanet eden devlet memurları; Bayram namazı hutbesinde “Kurtuluş mücadelesinde bizi kandırdılar. 1.İnönü’de şöyle zafer kazandılar, 2.İnönü’de şöyle zafer kazandılar. Sakarya’da şöyle zafer kazandılar. Şöyle kahramanlık yapılmış, böyle kahramanlık yapılmış. Yunanlıları denize döktüler. Nerde döktüler. Hepsi yalan. Yunanlıların hepsi yaşıyor işte. Keşke o gün savaşı kaybetseydik, belki Osmanlı’yı daha sonra yeniden kurabilirdik ” demek cüretini gösteren Gaziantepli İmam Fadıl Yılan; Yine hutbede Atatürk’e lanet okuyan din adamları (!);PKK’lı devlet memurları, kritik konularda emirleri amirinden değil tarikat veya cemaat liderinden alan memurlar, rüşvet alan, yolsuzluk yapan kamu görevlileri…

Yeminine sadık kalmayan yalnızca bir kısım devlet memuru mu? Anayasa’nın 81. Maddesinde yer alan TBMM üyelerinin yemin metnine bir bakalım; “Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve lâik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya sadakattan ayrılmayacağıma; büyük Türk Milleti önünde namusum ve şerefim üzerine andiçerim.” Sizce bütün milletvekilleri bu yemin metnine uyuyorlar mı?

Yemin önemlidir… Ama yeminden de önemli olan namus ve şerefin anlamını bilmektir…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Selahattin Coşkun
Selahattin Coşkun - 2 hafta Önce

SEVGİLİ Başkanım yeminde gerçekden inancına ne kadar bağlı olduğuna bağlı bence şuanda Türkiyede inananç seviyesi ortada fazla söze gerek yok.çok güzel konuya değinmişsiniz sağolun.

Ali Bayburtlu
Ali Bayburtlu - 2 hafta Önce

Devlet yönetimine alınan insanların Güvenlik soruşturması yapılır. Atamalar Ve terfiler liyakata göre yapılır . Siz bırakın liyakati siyasi görüşe bakılmaksızın , siyası İktitarin bağlılığı dikkate alınmıştır. . Bu mensup un buraya gelene kadar hiç güvenlik soruşturması yapılmamış mı? Bu şahsi buraya kadar götürenlerinde soruşturulması gereklidir. Devlete hizmet eden Memurlar Parti memuru değilde devlet memuru olmalılar . Yemin mi, yemini yapan kişinin yemine inanması gereklidir . Yalan yere dine ailesine yemin eden kişilerin , yemininin bir anlamı yoktur. Üstat eline diline beynine sağlık .

Şahin Sıtkı GÜVENÇ
Şahin Sıtkı GÜVENÇ - 2 hafta Önce

Araştırma ve bilgilendirmeye dayalı bu çok yönlü görüş ve değerlendirmelere aynen katılıyorum.Eline ve yüreğine sağlık ...

Mustafa YANDAKCI
Mustafa YANDAKCI - 2 hafta Önce

Yemin Etmeyi Alışkanlık Haline Getiren İnsanların Meydana Getirdiği Bir Toplum Huzur ve Refah Olmaz.

Serkan Cüce
Serkan Cüce - 2 hafta Önce

Etmiş olduğu yemine bağlı kalmayan o kadar çok memur var ki. Çoğu sosyal medyada parti propagandası yapmakta.

M.İhsan Uzun
M.İhsan Uzun - 2 hafta Önce

Son dönemlerde ve de özellikle bu iktidar döneminde yemin işinin ciddiye alındığını sanmıyorum.Boş ver ya yemin edelim,sonra da inkar edelim diyen tanıdıklarım oldu,maalesef.

Musa can
Musa can - 2 hafta Önce

Yeminin manasıni bilmış olsalar idi zaten şerefi ve namusu üzerine ettiği yemine sadık kalirlardı.Tarikatların şehlerinin dediğini yapmazlar Allah ın kelamına sarılirlardı.

Nevzat Coşkun
Nevzat Coşkun - 2 hafta Önce

sözünde durmayandan, yeminine sadakat beklemek ne kadar doğru olabilir ??