Yeni Moda: Askıda…

       Askıda ekmek ve benzerleri Osmanlı’da, belki son dönemlerinde revaç bulan bir uygulamadır. Ancak iki binli yılları yaşadığımız bugünlerde pek de insan onuruna yakışmıyor (haddim olmayarak söylüyorum, bu benim görüşüm).  Bu aynı zamanda bana askıya alınmış hakları, hak edişleri de hatırlatıyor, çağrıştırıyor. Bu bağlamda ben askıya alınmaması gereken bazı önemli hususları yazmak istiyorum:

       1. Askıda adalet istemiyoruz: Yani ülkenin her bireyinin istediği zaman veya ihtiyacı olduğunda ulaşabileceği bir adalet istiyorum ve bunun vaktinde verilmesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü gecikmiş adalet, adalet değildir. Ayrıca adalet mekanizmalarının da siyasilerin manevraları dışında kalması çok önemlidir ve hatta olmazsa olmazdır. Bu arada ilgili personelin de kararları alırken kendi siyasi ve içtimai anlayışlarının etkisinde kalmamaları elzemdir, bu doğrultuda sıkı bir eğitime tabi tutulmalı ve denetlenmelidirler.

       2. Askıda özgürlük istemiyoruz: Çeşitli bahanelerle halkın özgürlükleri kısıtlanmamalıdır. Ancak toplumun genel korunması(aklın, neslin, canın, malın vs) adına işin uzmanları tarafından bir kısım kısıtlamalar getirilebilir. Düşünmek, karşı fikir üretmek, bunu anlatmak ve yaymak adına faaliyet yapmak, çeşitli sivil toplu kuruluşlarına mensup olmak-desteklemek normal şartlarda asla yasaklanmamalıdır ve medyatik bir linçe uğratılmamalıdır (tarafgir medya tarafından).

       3. Askıda sosyal adalet istemiyoruz: Bunu yani sosyal adaleti kısaca şöyle tanımlayabiliriz, ülkede nimet-külfet dengesinin bireylere adil dağıtılmasıdır. Bunun ilk aşaması insanların açlık sınırının altına düşmemesini gerektirir ve şayet bu olursa acil eylem planı gerekir (ama askıda ekmek değil). İkinci aşama ise bütün bireylerin yoksulluk sınırının üstüne çıkmasını gerektirir. Kişi başına düşen milli gelirin (2019 – dört kişilik bir aile için) aylık olarak düşünüldüğünde yaklaşık 15-20 bin olduğu düşünüldüğünde çok da zor olmasa gerek.

       4. Askıda kardeşlik istemiyoruz: Bu ülkede kardeşliğimizin tarihi bin yıllıktır ve bu kardeşliğimiz çok badireler atlatmıştır. Çanakkale de, Kurtuluş Savaşı da bu kardeşliğin neticesinde destanlaşmıştır. Özellikle dünyevi çıkarlar için bunun üzerine oynamak büyük bir vebaldir. Hele hele bir de seçim kazanmak için bu kardeşlik rafa kaldırılmışsa tarifi mümkün değil.

       5. Askıda barış istemiyoruz: Cumhuriyetin en temel ilkelerinden biridir “yurtta barış, dünyada barış” ve dünyada bir yer alabilmenin temel şartıdır iç barışı sağlamak. Üç öküzün hikâyesini hatırlatmak isterim şayet yine yeniden kenetlenmezsek akıbetimiz onlarınkine benzeyecektir. Allah korusun.

       Not: Son zamanlarda Fransa’nın peygamberimiz Hz. Muhammed ile ilgili yaptıkları ortada ancak böyle meseleleri kuru boykot çağrıları ile halledemezsiniz. Şayet bazı şeyleri onlardan almazsanız nereden alacaksınız? Mesela Çin, diyebilirsiniz ama onların da Müslüman Türklere yaptıkları ortada, diğer alternatifleri saymama gerek var mı? Bu tür çözümlere palyatif çözüm denilebilir ancak. Hakiki çözümler ancak önce içeride sonra da bize yakın dışarıdakilerle güçlü birlikteliklerden geçiyor. Yani…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Sinan Ulusinan
Sinan Ulusinan - 1 ay Önce

Mehmet Bey, yazınızın her satırına imzamı atarım. Tebrik ve teşekkürler...

Mehmet Tarakçı
Mehmet Tarakçı @Sinan Ulusinan - 1 ay Önce

Sinan Bey, desteğiniz için ben teşekkür ederim.

Halk
Halk - 1 ay Önce

Hiç yapılmamasından iyidir. Ayrıca askıda ekmeği hangi konulara bağladınız pes doğrusu....