Zamana Düşülen Notlar-4

       *Bir kimse herhangi bir şekilde Müslüman (Müslim) olabilir. Ancak Mü’min olmak şuurlu (ne yaptığının farkında) olmayı gerektirir. Bu nedenle yaptıklarına dikkat etmelidir.               Bunlardan bazıları şunlardır:

1-Giydiklerine dikkat etmelidir. Çevresel faktörler, kişinin fiziksel durumu Kur’an ve Sünnet ışığında değerlendirilerek seçimini yapmalıdır. Herkesi kendi seçimlerimize zorlamanın(tek tipleşmenin) bir mantığı yoktur. Ancak özellikle yazılı mesaj içeren giysilere çok dikkat etmelidir. Bazen ‘Tanrı yok’ yabancı dil mesajlı veya canlı resimli bir giysi ile camiye gidildiğinin örnekleri mevcuttur.

2-Yediklerine dikkat etmelidir. İki temel unsur dikkate alınmalıdır. Birincisi sağlığımız açısından uygun yiyecekleri tercih etmeliyiz. İkincisi ise dinimiz açısından helal olmasıdır. Bu nedenle önümüze her konulanı yemeden önce mutlaka değerlendirmeliyiz. ‘Üzümünü ye, bağını sorma’ mantığı ile hareket etmemeliyiz. Ayrıca mümkün oldukça doğal beslenmeli ve ölçülü ve dengeli yemeyi tercih etmeliyiz.

3-Seyrettiklerine-dinlediklerine-okuduklarına dikkat etmelidir. Özellikle görsel medya dizi ve filmler vasıtasıyla algıları yönetmekte ve bozmaktadır. Ya bu durumun alternatifleri oluşturulmalı, ya da sıkı kontrol altında tutulmalıdır.

4-Konuştuklarına dikkat etmelidir. Bu da “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” ilkesi ile “Ya hayır söyle, ya da sus” ilkesi arasında bir dengedir.

       *Şeytanın planı şöyledir: Önce insanın nefsini-gururunu okşayarak onu kibirlendirir ve benini besler. Sonra kendisinin kurduğu sisteme ne kadar mecbur olduğunu aşılar. Ne açmaz ama... Bu durum küresel güçlerin yaptıklarına ne kadar benziyor, değil mi? Öncelikle özgürlükler adına kişiyi bireyselleştiriyorlar. Sonrasında kendi ortaya koydukları küresel sömürü planın kaçınılmaz olduğunu pompalıyorlar. Şayet karşı çıkarsanız bunun beyhude bir çaba olduğunu yediriyorlar. Ben yemem mi diyorsun? O halde faizsiz adil bir ekonomik düzen kuracağız, İslam ülkeleri birliğini sağlayacağız, mili bir sanayi kuracağız, tarım planlamalarımızı kendimiz yapacağız, deyin ve hemen icraata başlayın…

(ne dediniz, duyamadım.)

      * Müslüman’ın üç hali vardır:
1-Feraset, önünü ileriyi görebilmek, kendine sunulan seçeneğin gerçek gayesini anlayabilmektir. Bu nedenle size seçenek sunanlar, sizin düşünmenizi istemezler ve dikkatinizi başka yöne çekmek isterler işte buna at gözlüğü derler çünkü atlar gözlüksüz her yönü görürlermiş. Belki insan birincide aldanır ama iki defa aldanmamalıdır çünkü Peygamberimiz “ Mü'min bir delikten iki defa ısırılmaz.” buyurmuştur.

 

2-Dirayet, Müslüman’ın doğru amaçlar için doğru araçlar kullanarak gereğini yapabilmesidir. Ancak aldanan ve yanılan kişi bunlardan gerekli dersi almazsa gaflete düşer, gerçeği göremez ve direncini kaybeder. Yani ferasetiniz açık olmazsa dirayetiniz de kaybolur.
 

3-Hidayet, kişinin istek ve gayreti ve Allah'ın lütfuyla gerçekleşir. Bu kişinin istikamet ve doğru yolda olduğunu gösterir. Hidayet halinde kalabilmek için sırf Allah rızası için çalışılmalı, bir kısım düşük menfaatler için veya güya düşmanı aldatmak için Kur'an ve Sünnet çizgisi terk edilmemelidir. Yoksa hidayetimiz kararır, Allah korusun.

YORUM EKLE