Zulüm ve adalet

Adalet sözcüğü eşitlik anlamına gelmez. Adalet herkesin ihtiyacı olanı alması olayıdır ve adil olarak nitelendirilebilir…

Eşitlik ise herkesin aynı şeyi almasıdır ve bu her zaman adil olmayabilir…

Kurbağa hikayesini (deneyi) hepiniz bilirsiniz. Sıcak su dolu bir kaba kurbağayı koyarsanız hemen zıplar ve kaçar. Bir de kurbağayı kabın içerisinde soğuk suya koyarsanız önce su içerisinde öylece kalır. Sonra kabın yani suyun sıcaklığını yavaşça artırırsanız, kurbağa bunu fark etmez, bir zaman sonra su kaynar ve kurbağa haşlanır ve ölür.

‘Başımıza gelen herhangi bir belâda, tesirinden çok niyete bakarız. Damdan düşen bir kiremit bizi daha çok yaralar fakat kötü bir elin attığı taş kadar kederlendirmez. Taş hedefe değmeyebilir; Fakat niyet yapacağını yapar’ diyor ünlü düşünür Jean Lecgues Rousseau…

Halife Harun Reşid’in oğlu Me’mun çocuk iken hocası ona sebepsiz yere sert bir tokat vurur ve Me’mun buna çok içerler.

Halife’nin oğlu Memun: “Hocam neden bana vurdunuz?” diye hocasına hiddetle çıkışır.

Hocası yüzünü ekşiterek umursamaz bir tavırla “Sus yerine otur” diye Me’mun’u azarlar!

Me’mun bu sefer bağırarak ısrarla tekrar sorar : “Hocam neden bana vurdunuz?”

Hocası yine “Sus” ! diye azarlar ve bu sefer “Bu günkü ders bu kadardı, bitti” diyerek onu sınıftan zorla gönderir.

Yirmi yıl sonra Harun Reşid ölür ve yerine Me’mun halife olur. İlk iş olarak hocasını huzura çağırır acı ve hiddetli bir ses tonuyla” bana çocukken sebepsiz yere vurmuş, sebebini söylememiştin, hala söylemeyecek misin?” diye sorar.

Hocası, tarihe ibret olarak not düşülecek şu sözleri söyler: “Bugünü düşünerek yapmıştım. Zulme uğrayanın zulmedeni asla unutmayacağını öğrenesin ve kimseye zulmetmeyesin diye yaptım” der.

Ve “Sakın ha kimseye zulmetme çünkü zulüm yıllar geçse de kalpte sönmeyen bir ateştir” diyerek sözlerini bitirir.

Zulme uğrayan kimseler bazen kurbağa gibi suyun kaynadığını farkına varmaz ve iş işten geçtikten sonra haşlanmış olduğunu farkına varabilirler. Zulmeden kişilerde bazen aynı hataya düşebilirler.

Ama ikisi de gözü açıldığında, günü geldiğinde bunun ya hesabını verecek veya hesabını soracaktır.

Adalet günü geldiğinde herkese lazım olacak olan bir gerekliliktir.

YORUM EKLE